|
|
| Eylül 10 2010 01:20:54 | |
Ana MenüYazarlarımızŞiirler
» Ozan Dümrül
» Gözlerin » Mahzuni'ye » DENİZ: İNAN:YUSUF » İnsan Olan » Susma Öyle » Hedefde Olalım Bi... » Şere Bakın » Okudum Kitabın » İzzetin Hoca SponsorlarımızReferers
Enson Referers
www.pfm-traduction.com
dietmakeni.fun5.de
www.pfm-traduction.com
atmalikasanli.com
atmalikasanli.com
Üst Referers 12220x atmalikasanli.com
5339x skylinemp3.com
3892x www.atmalikasa...
2433x www.google.com.tr
1657x archives.jerom...
Üst 100 Referers Buraya Tikla
|
Sponsorlarımız
Özel Arama
Arkadasina ÖnerSuç işleyipte dokunulmayan kimse kalmayacaktı???· Admin-Keles - Şubat 28 2010 02:16:02
![]() Sivil kesimleri de içinde barındıran, ordu kökenli “Ergenekon” çeteleşme olayı iki yıldan fazla bir süredir mahkemelerde yargılanıyorlar. Ve mahkeme sonuçlanmamış henüz. Birkaç haftadan bu yana da “Balyoz Harekatı” patlak verdi: Bazı ordu mensupların darbe yapmak için detaylı planlar yaptıkları ortaya saçıldı... Emekli ve halen görev de ki(muvazzaf) subay ve generallar tutuklandı. Ülke, Okyanusun ortasında, fırtınaya yakalanmış kayık misali çalkalandı/çalkalanıyor... Gözaltı ve tutuklamaları değerlendirmek üzere, tüm orgenareller ve oramirallar birlikte bir toplantı yaptılar. Rutin olmayan bu toplantıyı, basın haklı olarak yorumladı. Başbakan vekili Cemil Çiçek, (o zaman başbakan adına) Genelkurmaya gitti; Başbakan adının geçtiği nahoş bir parola olayı için. Hükümet ve Ordu arasındaki bu yüksek tansiyonu düşürmek için, Cumhurbaşkanın başkanlığında, Başbakan ve Genelkurmay Başkanın katıldığı üçlü bir zirve yapıldı. Toplantıdan sonra Sayın Başbakan suçluyu bulmuşçasına, olayları yorumlayan köşe yazarlarını ve onların patronlarını eleştirdi: “ Kalemleri sizler veriyorsunuz ellerine, maaşlarını de sizler veriyorsunuz. Böylelerine iş vermeyin...” diyordu yüksek sesle. Ve ekliyordu: “Bu ülkede hiç kimse dokunulmaz değildir. Suç işlemişse mutlaka yargılanmalıdır...” diyordu. Bu görüşe bizde katılıyoruz. Hiç kimsenin ayrıcalığı olmamalı. Siyasi nufuzunu kullanmamalı. Meclis komisyonlarına ifade vermeyenler vardı. Örneğin Şemdinlli komisyonuna. Komisyon üyeleri: “Öyle bir yere geliyoruz ki, orada tıkanıyoruz” diye dert yanıyorlardı basına verdikleri beyanatlarda. Halende mahkeme çağrısına gelmeyenlerde var. Sayın Başbakan, sıhhatınızın yerinde olduğunu, 57. Yaş gününü kutladığınızı da biliyoruz. Nice mutlu yıllar dileriz. “Bu ülkede hiç kimse dokunulmaz değildir “ diyorsunuz. Bu sözünüzden samimi mısınız? 30 sene önce bu ülkede bir darbe yapıldı. O darbe cuntacıların yaptıkları antidemokratik Anayasa ve ona uyarlanan antidemokratik yasalarla idare ediliyoruz halen. Ve o anayasaya eklenen geçici bir 15. Madde var. Nasıl geçici ise 30 yıldır yerinde duruyor. İki dönemdir iktidarda sınız çoğunluk sizde. Bu maddeyi niye kaldırmıyorsunuz? Hani ülkende hiç kimse dokunulmaz değildi? Beğenmediğin ülkeler, darbe yapanları yargıladı. Sizler, darbe için plan yapanları yargılıyorsunuz. Böyleleri varsa yargılanmalı. Ama öte yanda darbe yapanlar var. Elleri kanlı. Çocuklarımızı öldürdüler. Kimini kaybettiler. Umutlarımızı aldılar. Ülkenin üzerinde balyoz gibi geçtiler. Geleceğimizi karartılar. Çocuklarımızın kitapları sırada açık, damatlıkları askıda asılı ve kızlarımızın gelinlikleri bohçalarda basılı kaldı. Çoğumuz çocuklarımızın cenazelerine bile sarılamadık, göremedik; mezarları yok; bayramlarda bir tas su da dökemiyoruz... O darbecilara niye dokunamıyorsunuz? Siz ve hükümetiniz bu ülkede sorumlu değil misiniz? Bizlere bu acıyı yaşatanları, yine acı çekenlerin verdiği vergilerle onları koruyorsunuz, yazlıklarda ve kışlıklarda. İsimlerini kışlalara veriyorsunuz. O günün işkence haneleri, özellikle Diyarbakır Cezaevi’nin dili olsa da konuşsa... Büyüklerimiz der ki: Mahalleyi temiz tutmak istiyorsanız, önce herkes evinin önünü temizlemeli... Sayın Başbakan, “Bu ülkede hiç kimse dokunulmaz değildir” diyorsunuz. Kulağa hoş geliyor bu sözünüz. Bunu duyan herkes, hakça, halkça bir düzen istediğinizi sanacak. Kazın ayağı hiç de öyle görünmüyor. Avukatınız NUMAN GÜZEY bu dileğinizin dışında niye kalııyor? İki hafta önce bilgisayarıma Avukat Ahmet Ömer Kibar imzalı bir e-mail düştü. “Siyasi nufuzuyla örgütlü olarak karartığı delilleri ifşa ediyoruz” başlığını taşıyordu. Yazılarında, Başbakanın avukatı ve aynı zamanda İstanbul AK Parti eski il başkan yardımcısı, halen İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Avukat Numan Güzey, TCK 220 maddesi kapsamındaki ORGANİZE ve ÖRGÜTLÜ BİR ŞEKİLDE HARAÇ ÇETESİNE DESTEK VERİP ÖRGÜT FAALİYETİ ÇERÇEVESİNDE GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANDIĞI VE SUÇ DELİLLERİNİ YOK ETTİĞİNİ bildiriyor. Uğraşlar sonunda olaya, adalet baş müfettişi el koymuş. Avukat hakkında hazırlanan rapor ilgili mercilere verilmiş. Her nedense Avukat hakkında bu güne dek soruşturma açılmamış. Sayın başbakan, sizin avukatı koruyan el kiminse lütfen onu kaldırın, bağımsız dediğiniz mahkemelerde yargılansın, aklanırsa, iftıra atan kişiler de ağır bir şekilde cezalandırılsın ki, söylediğiniz sözde samimi olduğunuzu bilelim. Diğer demokratik ülkelerde olduğu gibi, yasalar herkes için eşit bir şekilde uygulansın. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde daha fazla yıpranmayalım. Vatandaş olarak üzüntü duyuyorum sayın başbakan... Ali ERDOĞAN elbistanliali@fsmail.net Yorum yazYorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.OylamaSadece üyeler oylayabilir.
Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın. Henüz bir oylama yapılmamış.
![]() |
Günün SözüHaberler
· 2 Temmuz Sivas Katli...
· Vatan Özlemi! · CHP Kurultayı Yaralı... · İç savaş için linç k... · Bunlar bulgur ağalar... · Taksim Meydanında Şe... · İngiltere Cemevinde ... · SESSiZ DEVRiM DEMOGO... · Düşlerde yolculuk! · BAYRAK PROVAKASYONLARI Mp3 PlayerMp3 Player
Üye GirişiHenüz Üye Değil Misiniz? Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz. Parolanızı mı unuttunuz? Buraya Tıklayın Dengê Gundê MêGaleriden SeçmelerÇevrimiçi KullanıcılarÜye Bilgileri
AnketKısa MesajlarMesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir. Ez Kurd İmSelect LanguageRSS YayınRSS Feeds |
|