|
|
| Eylül 07 2010 06:30:16 | |
Ana MenüYazarlarımızŞiirler
» Ozan Dümrül
» Gözlerin » Mahzuni'ye » DENİZ: İNAN:YUSUF » İnsan Olan » Susma Öyle » Hedefde Olalım Bi... » Şere Bakın » Okudum Kitabın » İzzetin Hoca SponsorlarımızReferers
Enson Referers
rudiete.my3gb.com
bisco.casinoblogsonli...
fhainsi.surfacing.ws
www.mondialfenetres.fr
atmalikasanli.com
Üst Referers 11579x atmalikasanli.com
5339x skylinemp3.com
3867x www.atmalikasa...
2409x www.google.com.tr
1458x archives.jerom...
Üst 100 Referers Buraya Tikla
|
Sponsorlarımız
Özel Arama
Arkadasina ÖnerSayın Arif Sağ iyi ki-Sivas Katliamı'nda ölmediniz· Admin-Keles - Şubat 01 2010 19:30:19
![]() AKP’sı tarafından organize edilen “Alevi Çalıştay’larının sonuncusunda, Alevi asimilasyonuna yönelik yapılacak düzenlemelerin üstünü kapatmak için, hükümetle canciger olan Sayın İzzetin Doğan, Arif Sağ ve bazı Alevilerle bir görüşme yapılmış. Yurt içi ve yurt dışı Alevi Federasyonların katılmadığı, Alevisiz toplantıda, Arif Sağ, göğsünü kabarta kabarta: “Hükümetle fikir birliğine varıldığını” söylüyor ve ekliyor “buna göre, Madımak oteli ve bitişiğindeki binalardan da pay alınarak bir alan yaratılacak. Buraya ilk etapta güllerle donatılmış bir park yapılacak. Madımak’ın yeni bir kin ve nefret yerini çağrıştırılmayacak şekilde yeniden dizayın edilmesi konusunda fikir birliği oluştu” diyor. Sevgili okurlar, İzzetin Doğan’ı iyi tanırsınız. Seçimlerde Alevilere “oyunuzu MHP’ye verin” dediğini unutmadınız. Alevilerin Ankara Mitingine “katılanlar Alevileri temsil etmiyor...” dediğini de unutmadınız sanırım. Gazeteci Ali Can kardeşimiz, 19 Kasım 1996’de Arif Sağl’a bir roportaj yapmıştı. Arif Sağ’ın dediklerini Özgür Politika gazetesinde okuyunca, bir Alevi olarak çok rahatsız olmuştum. Dört gün sonra Aynı gazetede Arif Sağ’a şöyle cevap vermiştim. Aradan seneler geçmiş olsa da güncelliğini koruduğu ve Arif Sağ’ı daha iyi tanımanız için hoşgörünüze sığınarak yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Yazının başlığı aynı idi: “ Bazı gerçeklerin daha iyi anlaşılması için bu satırları yazmaya kendimi zorunlu hissettim: Arif Sağ, roportajında: “...benim gibi düşünmek isteyen sanatçılar, sanatı bir toplumsal gelişmenin dışa veruşu, onun anlatımı olarak görürler” diyor. Peki ama hangi sanatçı? Sayın Arif Sağ, sormazlar mı adama, 10-15 senedir ülke bir kan gölü içerisinde yüzüyor.Bir kardeş gerillah, diğeri asker, ikisinin de aynı gün cenazesı geliyor. Başka bir dille, kardeş kardeşı vuruyor. Hangi gün konserlerinde bu konuları dile getirdin? Kendine halk sanatçısı payesini veriyorsun. Halkın acılarına, ne zaman ortak olmak istedin ve ya acılarını dile getirdin? Sohbetinizin girişinde, sanatı ve sanatçıyı tanımlarken: “... göreceli, sırf geçiştirmek, eğlendirmek, insanlara zaman öldürmek, toplumu güncel gelişmelerden kaçıran, oralardan uzak tutan, onların onlara müdahale etmesini engelleyen bir biçimde, toplumu duyarsız kılmaya yeltenen, o işleri becermek için oluşturulan bir tuzak olarak düşünürüm” diyorsunuz. Ama, ‘kazın ayağı’ hiç de öyle değil. Sizler, sanatınızı icra ederken, dönüp bir gözlem yapıyormusunuz? Atalarımız derler ki: “kişinin işine bak, lafına bakma”. Sizin icra ettiğiniz sanatçılık, karşıyım diye tanımladığınız sanatçılığın ta kendisi.. Halkın sorunlarını dile getiren bir tek besteniz var mı? Beni çalıştırmıyorlar diyorsunuz. Siz uslu çucuksunuz. Niye çalışmıyorsunuz? Verilen görevleri yapıyor ve verilen direktiflere harfiyen uyuyorsunuz ki, size ödül (devlet ödülü) bile veriyorlar. Mızıkçılık yapma. Hakkını yiyen yok(!) Çünkü sen, halk için sanat yapmıyorsun. Düzen bekçiliğini yapıyorsun. Ceza evinde olanlar ve yurduna giremeyenler diye tanımladığınız sanatçılar, düzenin değil, halkın sanatçılarıdır. Halkın acılarını paylaşmak ve mutlu yarınlara kavuşmak için yaşamlarını bile ortaya koyan sanatçılardır. Ya sizler...? Yine sohbetinizin bir yerinde şöyle inciler döküyorsunuz: “15 senedir dökülen bu kanı görmemesinin imkanı yoktur ve görüyorlar da. Ve bununla ilgilide hayatlarının bir yerinde mücadele etmişlikleri vardır. O arkadaşlardan biri de benim” diyorsunuz. Şapkanızı önünüze koyup düşünmeniz lazım. Sizler bu kanın durması için neler yaptınız? Hakimin dediği gibi “sanık ayağa kalk”. Sivas’ta 37 arkadaşınız diri diri yakılırken sizlerde oradaydınız. Çok şükür ki, sizler ölmediniz. Ölseydiniz kazaren sizi de şehit diye anacaktık. 1996’de arkadaşlarınızın anma yıl dönümünde ve hatta aynı gün sizler, Erzincan valisiyle ve sanırım Amerikan konsolosluk görevlisiyle birlikte nehirde su sporu yapıyordunuz (o gün yayınlanan Özgür Politika gazetesinde). Spordan sonra, karşılıklı viski de içtiniz belki. Verdiğiniz mücadele bu mudur? Yoksa rüyalarınız da mı micadele veriyorsunuz? Alevi olduğunuzu söylüyorsunuz. Pir Sultan’ın, Seyid Rıza’nın yolundan yürüyenlere can kurban. Söyler mısınız, İzzetin Doğan gibi mı Alevisiniz? Yoksa Zelyurt gibi mi Alevisiniz? Belki de, çeteci Hüseyin Kocabaş gibi Alevisiniz? Gerçek Alevi, 72 millete kardeş gözü ile bakar. Sazınızı tıngırdayıp halkı uyuturken belki bu deyişide mırıldamışsınızdır: “Biz 72 milleti kardeş biliriz hey dost” diye. O senin kardeş dediğin insanlar, canlı canlı helikopterlerden atıldılar. Panzerlerin arkasına bağlanıp teşhir için sokaklarda sürüklendiler, hemde ölmüş bedenleri. Kesik başlarla hatıra fotoğrafı çektirildi, kulaklarında ve tırnaklarında tesbihler yaptırıldı. Arabaların ve evlerin için de canlı canlı yaktırıldı. Anneler doğuma götürülmedi, bebeleriyle ölüme terk edildi ve hatta süngülendi. Bunlar olurken siz ayda mı geziyordunuz? Şimdide kalkmış “ben Aleviyim, benim Alevilik sorunum var” diyorsunuz. Haydi oradan sizde. Aleviliği dejenere etmek görevini de mı size verdiler? İşte bundan sınıfta kaldınız. Size kardeş demeye dilim varmıyor. Ben de Aleviyim. Yurduna dönemeyeceklerden. Şebeke, çete elemanı olduğum için değil. Düzene sadık bekçiliği yapmadığım için. İsyanımı bir kaç yazı ile dile getirdiğim için... Süleyman Demirel, Ankara’da Cemevin temelini atarken sizler yanındaydınız mutlaka. Ondan birkaç gün önce veya sonra idi, Dersim’in köylerini yakarlarken, sizler nerdeydınız? Hangi gazinoda konser veriyordunuz? İyice hatırlayın. Hani bayan Çiller, o günün başbakanı idi. Ve demişti ki: “Dersim’in köylerini PKK’nin helikopterleri bombaladı”. Tabi koca TC’nin başbakanı yalan söyleyecek değilya(!) Onun için çete başı eli kanlı Demirel’den ödül aldınız. Sayın Sağ, yatağınıza uzandığınızda, hiç kendine sordun mu, ben kime hizmet ediyorun diye? Seyid Rıza’ların... ve Pir Sultan’ların yolundan yürüyen gerçek bir Alevi miyim, yoksa düzenin bir neferi miyim? Yine diyorsunuz ki: “O dönemde herkes fare deliğine kaçtığı zamanlarda, ben HEP’in kurucusuydum.... HEP’in milletvekilliğini yaptım”. Kendinize devrimci payesini çıkarıyorsunuz. Sizler milletvekili olmak için, HEP’ten yararlandınız. Çünkü HEP tabanı sizi gerçek bir halk sanatçısı olarak görüyordu. Maskeniz henüz düşmemişti. Mademki bu denli devrimciydin, arkadaşlarınız ‘tavuk hırsızıymış’ gibi yaka paça mecliste götürülürken cezaevine, sizler hangi meyhanede demleniyordunuz? Sazınızı elinize alıp bir tepki göstermez miydiniz? Bırakınız bu devrimci ayaklarını. HEP kapatılınca siz hemen düzendaşlarınızın yanında yer asldınız. Sanırım devletin size verdiği görev:: İnsanlara zaman öldürmek, eğlendirmek, insanları güncel gelişmelerden uzaklaştırmak, duyarsızlaştırmak, ama bir arada tutmak, içi boşaltılmış kof bir yapı kazandırmak ve itaatkar bir toplum yaratmak için, özellikle Alevi toplumu sana verilmiş. Siz hemen düzendaşlarınızın yanında yer aldınız. Görevinizi layikiyle yaptığınız için de devlet ödülü ile ödüllendirildiniz. Sırtınız sıvazlandı ve göreve devam denildi. Sayın Sağ, Ferhat Tunç, Grup Yorum gibi halktan yana olan kişi ve grupların konserleri iptal edilirken, bu güne dek hiç bir konseriniz devlet tarafından engellenip iptal edilmedi sanırım. Sizce bunun sebebi ne ola? Sayın Sağ, Dersim ve Bingöl’ü komşu il ve ilçelere bağlayan yollar ve Lice keza güvenlik kerekçesiyle ve kış nedeniyle kapalıdır. Gıda ambargosu had safhada. Hakkari çöplüğünde ve Diyarbakır çamurlarında, bir lokma yiyecek için halkın çektiği çileyi gördünüz mü? Yüreğin sızlıyor mu? Onlarda yaşamak istiyorlar. Çocukları var. Hastaları var. Sizin yediğiniz havyarı, çiti muzu istemiyorlar. Kuru bir ekmek ve sıcak bir tas çorba istiyorlar, yaşantılarını sürdürebilmek için. Sanatçılar, hele sizin gibi halkın sanatçıları, halkın dertlerine terçüman olmak isterler sazlariyla sözleriyle. Sayın Sağ, halkın sanatçısı, halkın içinde bulunduğu yaşamı işler. Halkın acılarını, sevinçlerini, korkularını, kaygılarını halkla birlikte sarıp sarmalayan, halkın refahı için mücadelesini vereni halka öncülük eden kişidir. Egemenlere meydan okuyan, halkın isyanına sazıyla, sözüyle tecüman olandır. Ve gerktiğinde halkı için ölümü kucaklıyandır. Halkın umududur. Çağına karşı sorumluluk duyan, anlayışlı, geçmişten ders alan, ileriyi gören, cüzdan sahibi değil, izan ve vicdan sahibidir. Vicdanın sesine uyarak, halkın refahı için her bedeli ödemeyi göze alan kişilerdir. Bu özelliklerin hangisi sizden mevcut? Ama ev ödevini hakkıyla yapıp ödülünü alabiliyorsun. Sayın Arif Sağ, maskeniz düştü. Toplum sizi tanıdı. Belki sizi halen gerçek kimliğiyle tanımayan bazı kişiler olabilir. Onlar da sizi tanıyacaklardır. Halk sanatçısdıyım hele Alevi toplumun sanatçısıyım diye meydanlara çıkma. Londra’da nasıl karşılandığını gözlerinle gördün. Sizlere tavsiyem: Köşenize çekilmenizi ya da gerçek bir Aleviye yakışır çizgiye gelmenizdir.” Sayın okuyucularım, Arif Sağ’ın 14 yıl önce ki durumu yukarda izaha çalıştığım gibiydi. Bakıyorum davranışlarından hiç bir değişiklik olmamıştır. Yine Egemen kesimle sarmaşdolaş. Ve yüzlerce sayılacak Alevi Dernek, Dergah, Cemevi, Federasyon ve Kolfederasyonu görmezden gelerek, Alevileri temsilen “Hükümetle fikir birliğine vardık” demesı sizce sağlıklı mı? Yorum yazYorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.OylamaSadece üyeler oylayabilir.
Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın. Henüz bir oylama yapılmamış.
![]() |
Günün Sözü(Terre) Haberler
· 2 Temmuz Sivas Katli...
· Vatan Özlemi! · CHP Kurultayı Yaralı... · İç savaş için linç k... · Bunlar bulgur ağalar... · Taksim Meydanında Şe... · İngiltere Cemevinde ... · SESSiZ DEVRiM DEMOGO... · Düşlerde yolculuk! · BAYRAK PROVAKASYONLARI Mp3 PlayerMp3 Player
Üye GirişiHenüz Üye Değil Misiniz? Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz. Parolanızı mı unuttunuz? Buraya Tıklayın Dengê Gundê MêGaleriden SeçmelerÇevrimiçi KullanıcılarÜye Bilgileri
AnketKısa MesajlarMesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir. Ez Kurd İmSelect LanguageRSS YayınRSS Feeds |
|